Beynimiz bizi kandırıyor olabilir mi?
Zaman zaman, herhangi bir şeyi yanlış hatırladığımızı fark ettiğimizde ya da birileri bize bu yanlışlığı söylediğinde, “Hay Allah! Öyle değil miymiş?” der, önemsemez, geçer gideriz.
Bir şeyleri yanlış hatırlamış olmak nedense çok doğal gelir bize.
Birkaç yıl önce bir belgesel izlemiştim. Beynin, yeni sahte anı oluşturabildiğinden söz ediyordu.
O belgeselde ve sonrasında okuduğum bazı yazılarda da rastladığım bu konu kafama takıldı, ister istemez hafızamdan, anılarımdan şüphe duymaya başladım.
Acaba anılarımın ne kadar gerçek, ne kadarı sahteydi?
Yanlış olduğunun bir şekilde farkına vardığım, bildiğim anılar tamam da tamamıyla doğru oluğuna inandığım, doğru olduğunu sandığım anılar var bir de. Onlar ne olacak?
Sadece benim mi? Aynı durum çevremdeki insanlar için de söz konusu. Onların da anılarının hangileri gerçek, hangileri sahte? Çünkü onların anıları bizi de bir şekilde etkiliyor!
* * *
Sahte anılar nasıl oluşuyor, daha doğrusu beyin sahte anıları niye oluşturuyor?
Beynin sahte anı oluşturması için belirli biz zaman geçmesi gerekiyor mu? Yani herhangi bir konuda, birkaç dakika ya da saat içinde sahte anı oluşturabiliyor mu?
Soruların cevaplarını bilmiyorum.
Zaten bu konu da bilim insanlarının ilgi alanına giriyor. Ben, bu sahte anı konusunun yaratacağı sonuçları merak ediyorum ister istemez!
Mesela geçmişte birisinin bize yaptığı çok güzel bir jest ya da iyiliği hatırlıyor ve bundan çok mutlu oluyoruz. Sonra o insana sempatimiz oluşuyor, minnet duyuyoruz belki de. Bu sempati ve minnet duyguları ile o insana diğer insanlardan farklı davranıyoruz, biz de jestler yapıyoruz… Bir gün o insanla konuşurken, onun geçmişte yaptığı o iyilikten bahsediyoruz… O insan, böyle bir şeyin gerçekleşmediğini söylüyor bize, “Bahsettiğiniz tarihte ben yurtdışında yaşıyordum. Söylediğiniz şeyin yaşanmış olması imkânsız.” diyor.
Ya da… Tam tersine, birisinin bir zaman size olan kaba bir davranış nedeniyle o insandan nefret ediyorsunuz ve bu duygunuzu çevrenizdeki herkes gibi o da biliyor! Ancak yıllar sonra böyle bir şeyin hiç yaşanmadığını öğreniyorsunuz.
İşlenen bir suçun görgü tanığı olarak çağırıldığınız bir davada, hiç olmamış bir şeyleri olmuş gibi hatırlayıp, tanıklığınızı o hatırladıklarınıza göre yapmanız, ifadenizi o şekilde vermeniz nedeniyle davanın seyrinin değişebilmesi mesela… Suçlu insanların suçsuz ya da suçsuz insanların suçlu olabilmesi?..
Çok ürkütücü değil mi?
* * *
Beynin sahte anı oluşturma konusu, başka bir şeyi daha kafama takmama neden oldu?
Sahte anı oluşturma durumunun şekli, türü, sınırları ne acaba?
Halüsinasyonlar da bir tür sahte anı üretimi mi mesela?
Şizofreni?..
Şizofrenlerde sahte anıların şahikası var!
Yoksa… Beynin sahte anı oluşturma işi, mini minnacık bir şizofreni mi?
* * *
Karış kafa karış!
Kafaya takmamak, kafaya takıp hayatı kendimize zehretmemek elde değil!
Okuyucularımız arasında bir psikiyatrist ya da nörolog ya da bu konuyla yakından ilgilenen başka bir uzman varsa, bizi aydınlatabilir mi?
Lütfen! 🙏
.
