Tablacılar geri döndü

Satış ve pazarlamada yeni bir dönem başladı.

Aslında çoktan başlamıştı ama pandemi ile birlikte yeni bir aşamaya geçti.

Malum… Marketler, büyük ya da küçük dükkanlarda ürün satan işletmelerdir. Birbirinden çok farklı binlerce ürünü/markayı tek çatı altında müşterilerine sunarlar.

Marketin konumu sabittir.

Müşteri ise, alışveriş zamanı, geldiği yer, alışveriş şekli, aldığı ürün vs itibariyle değişkendir.

Yıllardır bu böyleydi.

Birkaç yıl önce bu durum değişmeye başladı.

Marketler müşterinin ayağına gider oldu.

Bazı markalar, dijital dünyanın olanaklarını kullanarak, önce marketi, ardından da alınan ürünleri müşterinin ayağına götürdü.

Pandemi, bu mevzuu biraz daha değiştirdi, geliştirdi.

Şimdi sadece marketler değil, irili ufaklı birçok iş yeri, alışverişi müşterinin ayağına götürüyor.

60’lı, 70’li yıllardaki tablacıların farklı bir versiyonunu yaşıyoruz.

Mesela bugün…

Sütümüz büyük bir şirket tarafından (eskinin sokak sütçüleri gibi) evimize getiriliyor.

Yediğimiz ekmek (siyez ekmeği) telefon ediyoruz, evimize getiriliyor.

Manava telefon ediyoruz, domates patlıcan, artık ne istediysek eve geliyor.

Leblebi, çekirdek falan… Telefon ediyoruz eve getiriliyor.

Üstelik bu satıcıların ellerindeki kötü malları telefonla isteyenlere itelemek gibi bir şey de yapamıyorlar! Mümkün olan en iyisini, en uygun fiyata ve en hızlı şekilde ve en kibar eleman tarafından göndermek zorundalar.

İsterlerse yapmasınlar!..

Yapmazlarsa bir daha aranmayacaklarını, sipariş alamayacaklarını biliyorlar.

Bu bahsettiklerim, “Yemek Sepeti” falan gibi iş modellerinden çok farklı şeyler.

60’lı, 70’li yıllardaki tablacıların farklı bir versiyonunu yaşıyoruz.

* Fotoğraf: İnternetten alınmıştır.