Ne dersiniz? 2024 yılına damga vuran kelime/kavram bu mudur?
Türk Dil Kurumu (TDK), 2024 yılının kelimesi/kavramını “kalabalık yalnızlık” olarak açıkladı. Bu açıklama, 23 Aralık’ta TDK’nin internet sitesinde yayımlandı.
“Kalabalık yalnızlık” ile birlikte, oylamaya değer bulunan diğer kelimeler ise “merhamet”, “yabancılaşma”, “algoritma”, “yozlaşma”, “yapay zekâ” ve “dijital yorgunluk” olmuş.
Yaklaşık 1 milyon kişi katıldığı halk oylaması sonucunda, “kalabalık yalnızlık” Yılın Kelimesi/Kavramı olarak belirlenmiş.
Değerlendirme Kurulunun “kalabalık yalnızlık” kavramı ile ilgili gerekçesi de internet sitesinde yayımlanan haberde paylaşılmış. (Dileyenler BU LİNKTEN okuyabilir.)
* * *
Türkiye’de, 2024 Yılının Kelimesi/Kavramı olarak “kalabalık yalnızlık”ın seçilmesi bana garip geldi. “Kalabalık yalnızlık” ile yarışan diğer kelimeler/kavramlar ve bu kelimelerin halk oylaması ile belirlenmesi de aynı şekilde, fazlasıyla garip geldi.
Halk oylamasının nasıl yapıldığını bilmediğim için kafamın içinde düşünceler uçuştu:
- Halkın yazdığı, söylediği, önerdiği kelimeler arasından bu kelimeler mi başa güreşti ve “kalabalık yalnızlık” ipi göğüsledi?
- Halkın önüne bir gurup insan tarafından seçilmiş kelimeler kondu, halk bu kelimeler içinden mi seçim yaptı ve “kalabalık yalnızlık” en çok oyu aldı?
Eğer birinci seçenek doğruysa, halkımızın halk oylamasına katılan temsilcileri İsveç’te, Norveç’te, Finlandiya’da yaşıyor olmalı. Zira milyonlarca insan her gün 10 binlerce kez “enflasyon, hayat pahalılığı, zamlar, ekonomi, mülteciler, sığınmacılar, asgari ücret, emekli maaşı…” gibi kelimeleri peynir ekmek gibi kullanırken, halk oylamasına katılanlar “kalabalık yalnızlık, merhamet, yabancılaşma, algoritma, yozlaşma, yapay zekâ, dijital yorgunluk” kelimeleri arasında seçim yapmaya çalışıp, “kalabalık yalnızlık”ı seçtilerse… Yok hocam, bunlar kesin İsveç, Norveç, Danimarka, Belçika, Felemenk, Hollanda’da yaşıyorlar!
İkinci seçenek söz konusuysa da aklıma şu geliyor:
İlgili kurul düşündü, “Arkadaş, biz insanlara yılın kelimesini söyleyin desek, ‘enflasyon, hayat pahalılığı, zamlar, ekonomi, mülteciler, sığınmacılar, asgari ücret, emekli maaşı…’ gibi kelimeleri yığacaklar önümüze! Böyle olmaz. Biz en iyisi bunların önüne bir miktar kelime koyalım, onların içinden seçim yapsınlar.”
Rahmetli Süleyman Demirel’in kullandığı bir söz vardı; onu hatırladım:
“Vaa mı bunun başka bir izah tarzı?”
Ne diyorsunuz?..
Vaa mı bunun başka bir izah tarzı?
.
