Başka Dünyalara Açılan Kapılar: Sokak Fotoğrafları

Fotoğraf: ©️ Mustafa Öncül

Bu yazıyı Ekim 2024’te medium.com’da yazmış, “Başka Dünyalara Açılan Kapılar: Sokak Fotoğrafları” adını verdiğim bir yazı dizisine başlamıştım. O yazıyı, (okumamış olanlar için hatırlatma babında) burada da paylaşıyorum.

Aynaya baktığınızda ne görürsünüz?

Tabii ki kendinizi. Başka ne göreceksiniz ki?

Peki, kendinizi bir fotoğraf olarak mı görürsünüz? Yani saç, kaş göz, burun, bıyık, gözlük, kulak vs… Aynada gördüğünüz bir fotoğraf mıdır, yoksa o günkü, o anki ruh hâlinizle karşınızda şekillenen bir görüntü müdür?

“Bugün hiç uyuyamadım, çok bitkin görünüyorum.”

“Fırsat bulup berbere gidemedim kaç gündür. Kendimi çok ihmal ettim son günlerde!”

“Sakalı bıyığı kessem mi ne yapsam? Yaşlı gösteriyor sanki.”

“Bugün yine zımba gibisin koçum! Gözlerinden ateş saçıyorsun!”

Aynaya baktığınızda gördüğünüz görüntü bu ve benzeri düşüncelerle şekillenir zihninizde.

Her seferinde aynadaki kişi aynı olsa da gördükleriniz değişir.

Öyle değil mi?

Benzer durumu fotoğraflara, özellikle de sokak fotoğraflarına bakarken yaşıyorum. Fotoğrafta gördüğüm bir çocuk, adam, kadın ya da herhangi başka bir şey zihnimde farklı çağrışımlar yapıyor; o fotoğraf ya da fotoğrafta gördüğüm bir “şey” başka dünyalara açılan bir kapı oluyor.

O kapıdan giriyorum… Bazen bir evin odalarında, bazen bir mahallenin sokaklarında dolaşmaya başlıyorum.

Hayata tutunmaya çalışan insanlar görüyorum bazen… Dünyayla, başka insanlarla tüm ilişkisini koparmış, bir başına ayakta durmaya çalışan insanlar… Neşesi, mutluluğu, coşkusuyla kışları baharlara çeviren insanlar… Her yeni güne “Bugünü de yaşayalım, yarına Allah kerim,” diyerek başlayan, umutları da hayalleri de önlerindeki günle sınırlı, kelebek ömürlü insanlar…

Yıllarca mutluluklara, mutsuzluklara mekân olmuş evler, bahçeler… Eski bir otomobil… Bir torna tezgâhı… Emektar bir bakkal terazisi… Masalarına, sandalyelerine, duvarlarına yılların sohbetleri, dedikoduları, küfürleri, kahkahaları sinmiş kahvehane… Sokağı tepeden gören bir balkon ve balkon demirine asılı çiçek saksıları…

Tabii ki hiçbiri değil!

Ama belki de hepsi ve daha da fazlası!

Bilmek mümkün değil.

Bir sokak fotoğraf gördüğünüzde, bir fotoğrafa bakarken sizin de zihninizde başka dünyalar, başka hayatlar beliriyor mu?

“Hep olmasa da” diyorum, “Ara sıra da olsa sokak fotoğraflarının açtığı kapıdan geçip, gördüklerimi ve yaşadıklarımı size anlatsam…”

Olabilir aslında.

Ne dersiniz?..

.