“O dondurmaları ve limonataları kim istedi?”

Yıl 1982 ya da 83…
Fotoğrafta, hemen yanda görünen binanın 4 ve 5’inci katlarında, Haldun Simavi’nin Ekspres Gazetesi var.
Ekspres, bölgesel yayımlanan bir gazete. Ta Elazığ’a, Urfa’ya kadar gidiyor her gün.
Sefa Sofuoğlu, Sefer Tabakoğlu, Mehmet Ali Türkmen, Cumhur Gazioğlu, Serdar Kutca ve şahsım, her hafta pazar günü yayımlanan ÇINGIRAK isimli bir mizah sayfası hazırlıyoruz Ekspres’te.
Hepimiz öğrenciyiz bir yerlerde…
Yaşlarımız birbirine yakın… 17, 18, 19, 20…
ÇINGIRAK’ın hazırlığı gazetenin ilan servisinde yapılıyor. İlan servisinde Alinur Abi var, Rıza Akın Abi var, Zuhal Abla var…
Her cumartesi toplanıyoruz; harala gürele, gırgır şamata akşama kadar yazıp çizip bitiriyoruz sayfayı ve heyecanla yayımlanmasını bekliyoruz…
Haddinden fazla sıcak bir yaz günü… Hava sıcaklığı bir milyon derece falan… İçeri elinde büyük bir tepsi ile Mavi Köşe Pastanesi’nin garsonu girdi… Tepsinin içi dondurma kapları ve büyük bardak limonatalar ile dolu!..
Ben diyeyim 10 kişilik, siz deyin 20 kişilik!..
Hepimizin önüne birer tane dondurma ve limonata bıraktı ve “Afiyet olsun” deyip çıktı odadan.
Biz de “Üzümünü ye bağını sorma” diye düşünüp, yumulduk dondurma ve buz gibi limonatalara!
Bir iki saat sonra garson yine girdi içeri, “Hesap” dedi, “Kimden alacağız?..”
Hepimiz baktık birbirimize, sonra garsona dönüp, “Ne hesabı?” dedik. “Hesap,” dedi garson, “Dondurma ve limonatalar…”
Rıza Abi, “Olum hanginiz istedi bunları?” dedi bize…
“Ben istemedim…”
“Ben de istemedim…”
“Ben de istemedim…”
“Ben de…”
“Ben de…”
“Ben de…”
“Ben de…”
“Ben de istemedim” dedi Rıza Abi… Zuhal Abla’ya döndü, “Sen mi istedin Zuhal?” diye sordu… O da istememişti…

Dondurmayı yemiş, buz gibi limonatayı içmiştik ama… Hepimiz öğrenciyiz, para nanay! Cebimizde, sadece eve dönecek dolmuş parası anca var, belki o da yok… Ekspres ise beş kuruş para vermiyor karikatür ve yazılar için… Çay, su, dostluk, muhabbet karşılığı çalışıyoruz…
Bulamadık siparişi kimin verdiğini!
Vakit akşam oldu… İşleri tamamladık… Sayfanın filmleri çekildi; montajının bitmesini bekliyoruz… Telefon çaldı… Ben açtım telefonu… Karşı tarafta Sefer Tabakoğlu… “Yediniz mi dondurmaları?” dedi kahkahalar atarak, “İçtiniz mi limonataları?..”
Mevzu anlaşılmıştı. Siparişleri veren Sefer’di.
Sefer, yaz aylarında ailesi ile birlikte cumadan yazlığa gider, cumartesi günleri pek uğramazdı gazeteye.
O gün de sabah erkenden gelmiş, karikatürü bırakıp eve dönmüştü. Yazlığa gitmekten vazgeçmiş ailesi… Sefer de evde oturmuş, “Ne fırlamalık yapayım?..” diye düşünürken aklına bu gelmiş… Aramış Mavi Köşe’yi, “Ekspres’in İlan Servisi’ne -misal- 10 dondurma, 10 limonata istiyoruz.” demiş, o dondurmalar, limonatalar öyle gelmiş.
Geçmiş zaman… Tam hatırlamıyorum ama… Sanırım Rıza Abi ödemişti o dondurmaların, limonataların parasını.
O gün… Biz çok eğlendik, cehennem sıcağında ilaç gibi geldi dondurmalar, limonatalar ama… Rıza Abi… Muhtemelen çok sövdü Sefer’e!

* Karikatür: Sefa Sofuoğlu

* Fotoğraf: Facebook’taki, Adana’nın Eski Fotoğrafları grubundan alınmıştır.