Uzatma yok, ilave zaman yok! Peki ne var?..

Yılın son günlerine doğru aklıma futbol maçları gelir. Hani, maçın resmî süresi biter ve sakatlık, kavga, tartışma, teknik arıza, seyirci, hava koşulları gibi nedenlerle oynanamayan zamanlar maça ilave edilir ya… İşte bu günlerde, “Keşke yıl içerisinde çeşitli nedenlerle hakkını vererek yaşayamadığımız zamanlar yılın sonuna eklense… Yaşayamadığımız zamanları, tadını çıkararak yaşayabilmek için bir şansımız daha olsa!..” diye düşünürüm.

Sonra, “Elbette böyle bir şey mümkün değil. Saçmalama, gereksiz hayaller kurma!” derim kendi kendime. Daha doğrusu, böyle derdim. Artık biliyorum ki benim bu düşüncelerim bir hayal değilmiş. Böyle bir şey mümkünmüş de ben farkında değilmişim bugüne kadar.

Çünkü… Hayat bizlere, tadına vararak yaşayamadığımız, elimizde olan ya da olmayan sebeplerle mutlu olamadan geçip giden günlerimiz için yeni bir şans veriyor. Hem de futbol maçlarındaki gibi üç beş dakikalık uzatma halinde de değil!..

Hiç yaşanmamış, her saniyesi, her dakikası pırıl pırıl tertemiz, 365 günlük yeni bir süre maçın son düdüğü çalar çalmaz başlıyor.

Artık bize düşen, geride kalan yıldaki hatalarımızı tekrarlamadan ama yeni hatalar yapmaktan da korkmadan, bu yeni yıla dalmak ve doya doya, hakkını vererek yaşamak.

Ne dersiniz?.. Bizi bekleyen, bu pırıl pırıl yılı yaşamaya değmez mi?

Bence deneyelim. Eminim, her şey çok güzel olacak. :)))

* Bu yazıyı 10 yıl önce yine bu zamanlarda yazmıştım. Facebook hatırlattı. Ben de yeniden paylaşmak istedim.